Жарияланымдар / Публикации

Постоянный URI для этого сообществаhttps://cris.qyzpu.kz/handle/123456789/2

Просмотр

Результаты поиска

Показано: 1 - 6 из 6
  • Некоторые метрики заблокированы вашими 
    Тип записи:Публикация,
    Rusya – Ukrayna Savaşında Türkiye’nin Çözüm Arayışları ve Stratejileri
    (2024-09)
    Suinbay Suyundikov
    ;
    Ahmet Gökbel
    After the attack on Ukraine on February 24, 2022, Türkiye pursued an active and neutral foreign policy and engaged in mediation efforts between the parties. During this process, Türkiye faced pressure to take sides but attempted to maintain a balanced policy due to its NATO membership and good relations policy. Türkiye did not close its airspace, did not participate in sanctions, but voted in favor of Ukraine at the UN. In order to peacefully end the Russia-Ukraine conflict, Türkiye made significant efforts in mediating by holding talks with high-level officials of the warring parties. Additionally, Türkiye took a leading role in organizing the Black Sea Grain Initiative to facilitate the export of Ukrainian grain. Türkiye is expected to see the opportunity to assume the leading mediation role in solving this problem in the region and to evaluate this issue well. Türkiye’s position in the Ukraine war is not only determined by its bilateral relations with Russia, Ukraine, and Western partners but also influenced by the fact that the Black Sea region is not the sole and main security concern. Türkiye has positioned itself as a successful mediator. However, there is uncertainty about how Türkiye will reassess its strategic balance. Türkiye’s role in the Ukraine war has been shaped by its internal and external policy balance, mediation efforts, and regional security concerns. Türkiye’s efforts to increase its strategic importance and maintain its diplomatic influence continue. Türkiye uses diplomacy to negotiate a ceasefire and reach an agreement between the warring parties. Türkiye's mediation efforts since the beginning of the war have aimed not only to serve its own interests but also to take into account the interests of all parties involved. Successful outcomes in intergovernmental negotiations cannot be achieved without diplomacy and open communication. This study will comprehensively examine Türkiye's significant role in efforts to end the war, including its efforts to reduce conflict, motivations, objectives, and reasons. Ankara has multifaceted relations with both Russia and Ukraine, particularly in trade. Therefore, since the beginning of the conflict between the two countries, Ankara has been striving to quickly end the conflict and restore order.
  • Некоторые метрики заблокированы вашими 
    Тип записи:Публикация,
    YÜZYILIN SON ÇEYREĞİNDE DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ MİLLİ MÜCADELEDE KAZAK VE KIRGIZLARIN ROLÜ
    (2019-04)
    Vecihi Sefa Fuat Hekimoğlu
    ;
    Aytkul Mahayeva
    ;
    Gulzada Çarginova
    In the last part of the 19th century, the territories of Turkestan under Russian and Chinese occupation lived the hard times of its history. While the Uzbeks, Kazakhs and Kyrgyzs in Western Turkestan fought against the Russian sovereignty, the Uighurs, Dungan and other Turkish and Muslim peoples in Eastern Turkestan were conducting similar struggles against the Chinese armies. At the same time, It was observed that Russia and England also carried out activities in accordance with imperial policies in the territory of Eastern Turkestan. In this study, Yakubbek, who came to Kashgar from the Hokant Dynasty and established the Yettishar State, will try to examinate on the struggle for independence in Eastern Turkestan and the Kazakhs and Kyrgyz Turks who have to migrate to this struggle from the Western Turkestan territory with archives of the time.
  • Некоторые метрики заблокированы вашими 
    Тип записи:Публикация,
    TİYATRO YAZARI ABDİLDA TAJİBAYEV’İN KAZAK TİYATROSUNU GELİŞTİRME YOLUNDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR
    (2019-12)
    Cemile Kınacı
    ;
    ;
    Bakyt Nurpeiis
    Abdilda Tajibayev is one of the kingpins of Kazakh Theater. He has got important studies also about theater addition to his poems. Tajibaev made a significant contribute to Kazakh Theater with his dramas. Dramas which he wrote made a tremendous influence and took place in theater of Soviet Union countries. He has got researchs about theater history and Kazakh Theater history. His dramas are important studies reflecting his term. His studies aren't only dramas reflecting his term, they are also literal work reserving their importance. In this paper, studies which Kazakh theater writer Tajibayev has wrote to improve the Kazakh theater are examined. And this study is focused on his important dramas reflecting his term.
  • Некоторые метрики заблокированы вашими 
    Тип записи:Публикация,
    KAZAK ULUSAL(GELENEK VE GÖRENEK) MASALLARINDA ULUSUN ÖZBİLİNÇ İMGESİ OLARAK “HAN” KAVRAMI
    (2020-09-02) ;
    Camila OTARBEKOVA
    Makale Kazak folklorunun en mükemmel örnekleri olarak bilinen ulusal masalların dil birimlerinin sözcüksel ve anlamsal arka planınında halkın yüzlerce yıllık dünya görüşüne ilişkin bilişsel bilgiler içerdiğini ve dil birimlerinin kavramsal analizi ile ulusal dünya görüşünün birliği ve genel manevi kavramların belirlenebileceğini ifade etmektedir. Folklor metinleri Kazak halkının özbilinç doğasını tanımak ve halk kültürünün temellerini belirlemekte çok önemli rol üstlenmektedir. Çünkü bu olgular halkın asıl “hafızası” ve yüksek kültürünün bir göstergesi konumundadır. Halkın özbilincini daha iyi anlamayı, ruha nüfuz etmeyi ve ulusun dünya imajını bu ulusun gözleriyle görmeyi sağlayan kavramlardan biri de “han” kavramıdır. Han kavramının sıklıkla kullanımı, eski dönemin sosyal yapısının, ülkeyi yönetme sisteminin bir yansıması olarak karşılanmaktadır. Bundan yola çıkarak masallarda geçen “han” ve onun tüm niteliklerinden güçlü ve zayıf yanları, olumlu ve olumsuz alışkanlıkları, zeka ve insanlık tutumları, gelenek ve görenekleri izlemesi, vs. özellikleri ile değerli bilgileri sağlayan etnokültürel bilgi merkezi kavramsal çerçevenin oluşumunun temeli olacaktır. Masalların dilsel-istatistiksel analizi sonucunda Kazak masallarında “han” sözcüğünün çok yaygın şekilde işlek olduğu ve “patşa, padşa(padişah)” sözcüğünün nadir bir şekilde kullanıldığı ve aynı zamanda nüvel dediğimiz kısa öyküler grubunda ele alınan Türk halklarının ortak masallarında rastlandığı tespit edilmiştir. Türkiye Türkleri ve Özbek halk masallarında “patşa, padşa” sözcüğü ülkenin hükümdarı şeklinde aktif olarak kullanılmaktadır. Her iki sözcüğün kullanım özelliklerine göre Türk dilinin Oğuz grubunda “padşa, padşah” sözcüğü çok işlek olduğu ve Kıpçak grubunda ise “han” sözcüğünün yaygın olarak kullanıldığını görülmektedir. Bu nedenle, halk masalların sözlüksel katmanı, aynı ulusun eski, orijinal kelime dağarcığını tanımanın ve böylece dilbilimsel doğaysını algılamanın bir aracı olabilmektedir.
  • Некоторые метрики заблокированы вашими 
    Тип записи:Публикация,
    Korkut’un Destansı Mirasının İncelenmesinde Yeni Meseleler: Sahtecilik ve Sahte Değiştirmeler
    Korkut ismi, uzun zamandır bilim dünyasının ilgisini çekmektedir. Eski Oğuz boylarıyla ilgili Türkçe konuşan birçok halkın folklorunda, Oğuz kahramanlarının kahramanlıklarını anlatan Korkut hakkında efsaneler mevcuttur. Efsanevi Korkut’un müzikal ve destansı mirası, 19. yüzyılın ortalarından itibaren incelenmektedir. Rusya, Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan’daki bilim insanları, Oğuz döneminin ana destansı yapıtı olan “Dedem Korkut’un Kitabı” ile ilgili sorunları vurgulayan çok sayıda çalışma kaleme almıştır. Efsanevi Korkut adıyla ilişkilendirilen edebî eserler, dünya çapında ün kazanmıştır. Oğuzca yazılmış olan “Kitâb-ı Dede Korkut Alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân” (Dresden) ve (Vatikan)’ın günü-müze ulaşan her iki versiyonu da bilimsel düşüncenin odak noktası olmaktadır. Destandaki bazı bilgilerin ve isimlerin fazlalığı, halk bilimcilerin giderek daha fazla ilgisini çekmektedir. 20. yüzyılın başlarındaki Kazak folklorunda Sovyet ideolojisi, Korkut’un destansı mirasının gelişimine yasak getirmiştir. Ayrıca 20. yüzyılın ortalarına doğru Oğuz kahramanlık destanı feodal dönemin bir eseri olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle Oğuz kökenli bazı halklar, bu yapıtı şiddetle reddetmiştir. Korkut, Oğuz boyunun temsilcisidir. Bununla birlikte, adı Kazak folklorunda uzun süredir yer almaktadır. 1917 Devrimi’nden önce bile, ünlü etnograflar tarafından Korkut’un mezar taşıyla ilgili çeşitli efsaneler kaydedilmiştir. Kazak bilim insanları, 70’lerin başında Korkut ile ilgili folklor materyallerini incelemeye başlamıştır. Bu konu ilk olarak V. V. Bartold tarafından Dedem Korkut’un Kitabı’nı Kazakçaya çeviren Profesör Avelbek Konratbayev tarafından dile getirilmiştir. Son yıllarda, özellikle bağımsızlığın benimsenmesinden sonra halk bilimciler, müzikologlar ve icracı müzisyenler bu soruna odaklanmıştır. Efsanevi Korkut’un yeni bulunan mirası-yaylı çalgı için müzik besteleri – kılkopuz hakkında tartışmalar başlanmıştır. Güvenilir kaynaklara başvurmayan ve Korkut’a atfedilen yeni keşfedilen müzik bestelerinin kökenini tartışmayan yazarlar, oldukça ayrıntılı araştırmalarını makale ve hatta kitap olarak yayımlamışlardır. Uluslararası yayınlardaki eleştirel materyallere rağmen, Dede Korkut üzerine bilimsel temele dayanmayan bilgiler veren araştırmacılar çoğalmaktadır. Korkut mirasına ilişkin sorular, kökeni ayrım gözetmeyen her türden uzun masallarla doludur. Bu çalışmada, son yıllarda yerli ve yabancı basının sayfalarında yayımlanan çok sayıda çalışmanın bilimsel analizinin yapılması amaçlanmıştır. Korkut adıyla ilgili efsanelerin sayısını çoğaltmakla ilgilenen bazı yeni yazarların bireysel eserleri özel bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Bu bağlamda makale, Kazak Korkut efsanesinin klasik versiyonu 19. yüzyılın ikinci yarısında V. Velyaminov-Zernov tarafından yayımlandığı vurgulamaktadır. Metnin varlığına rağmen, bu efsane bazı yazarlar tarafından serbestçe yorumlanmıştır. Bir zamanlar A. Zhubanov tarafından orijinal kaynağa atıfta bulunulmadan yayımlanan başka bir efsane de detaylı çalışma gerektirmektedir. Bu çalışma, Korkut’un musiki ve destan mirasına ilişkin bilimsel problemlere dayanmaktadır. Korkut’un müzik mirasına ve bunlarla bağlantılı efsanelere hâkim olmanın aşamalarını vurgulamaktadır. Analitik, karşılaştırmalı analize ve birincil kaynaklara odaklanılmaktadır. Temayı geliştirme sürecinde Korkut’un müzik mirasının gelişiminin başlangıcından bu yana meydana gelen bütün değişimler tespit edilmiştir. Müzikal yaratımlarıyla bağlantılı olarak ortaya çıktığı iddia edilen efsaneler de incelenmiştir. Hermeneutik analiz sayesinde Korkut’a atfedilen müzik ezgileri de gözden kaçmaktadır. Daha önce bilinme-yen birincil kaynakların güvenilirliğine özellikle dikkat çekilmektedir. Aynı zamanda bu ezgilerin sanatsal özellikleri ve bilimsel önemi de analiz edilmektedir. Ancak son yıllarda yabancı bilimsel yayınların sayfala-rında Korkut’un müzik mirası hakkında çeşitli makaleler yayımlanmıştır. Kazak folklorunda korunduğu iddia edilen Kazak folklorunun ufkunda daha önce bilinmeyen efsaneler ortaya çıkmıştır. “Korkut” adının hayranları, bu olgunlaşmamış entrikaları efsanevi Korkut adıyla ilişkilendirmeye çalışmaktadır. Ayrıca bazı araştırmacılar, Korkut’un sadece Türk dünyasının değil, dünya biliminin de bildiği müzik mirasından bahsetmeye başlamıştır. Araştırmacılar tarafınan 20. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış, “sarın” ve “sarnau” müzikallerinin kaydedildiği Nişan Şamenulu’nun dinî ve tasavvufi ezgilerine birincil kaynak olarak başvurmaya başlanmıştır. Bu kapsamlı ifadeler, günümüze ulaşmayan kopuz üzerindeki asırlık icra geleneği dikkate alınmadan ifade edildiğinden, makale Şamenulı Nişan’ın müzikal ve dinî ezgilerinin kökenini belirlemeye çalışmaktadır. Orta Çağ dönemine ait Korkut’un daha önce bilinmeyen müzik mirası tüm dünyaya tanıtılmıştır. Üstelik efsanevi Korkut ile hiçbir ilgisi olmayan bu ezgiler, Orta Çağ antikitesinin somut olmayan kültürel mirasının bir örneği olarak UNESCO listesine dâhil edilmiştir.
    Цитирования (OpenAlex) 7Цитирования (OpenCitations) 7
  • Некоторые метрики заблокированы вашими 
    Тип записи:Публикация,
    OSMANLI İMPARATORLUĞU İLE YEDİŞEHİR DEVLETİ (KAŞGAR EMİRLİĞİ) ARASINDA İLİŞKİLER
    (2023-08-09)
    Vecihi Sefa Fuat HEKİMOĞLU
    ;
    19. yüzyılın son çeyreği, Doğu Türkistan tarihi için özel bir durum arz etmektedir. Önceki dönemlerinde Hokant Hanlığı hizmetinde de bulunmuş olan Yakup Bek, Türkiye’de Kaşgar Emirliği olarak bilinen Yedişehir Devletini kurmuş ve bölgede etkin bir güç haline gelmişti. Bu makalede, söz konusu dönemde Yedişehir Devleti (Kaşgar Emirliği) ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkiler incelenmeye çalışılmıştır. Batı Türkistan’daki Rus istilası sırasında, buradaki hanlıklara gerekli yardımda bulunamayan Osmanlı İmparatorluğu, Yakup Bek’in taleplerini geri çevirmeyerek, bu devleti askerî ve siyasî olarak desteklemiştir. Bununla birlikte, Yedişehir Devleti, Osmanlı Devleti’nin yanı sıra Rusya ve İngiltere ile de siyasî ve ticari ilişkiler kurmuştur. Ancak Kaşgar ve Osmanlı ülkesinin halkı ve yöneticilerinin aynı dine inanmaları, aynı soya mensup olmaları, bu ilişkilerin daha samimi düzeyde gelişmesini sağlamıştı. Kaşgar ile İstanbul arasında diplomatik ilişkiler kurulmuş ve Kaşgar’dan İstanbul’a gelen elçilik heyeti vasıtasıyla Yakup Bek, Osmanlı sultanına tabi olduğunu bildirmiştir. Osmanlı Devleti de Kaşgar’a gönderdiği heyetle birlikte Yedişehir Devletine askeri yardımda bulunmuştur. İki ülke arasındaki ilişkileri incelemeye çalıştığımız makalemizde, arşiv belgelerinin yanı sıra kaynak ve araştırma eserlerinden de yararlanılmıştır.
    Цитирования (OpenAlex) 3Цитирования (OpenCitations) 1